Kolera — Bir Sürgün Yeri letra e tradução

A página contém a letra e a tradução em português da música "Bir Sürgün Yeri" de Kolera.

Letra

Yapmacık gülüş, yapmacık tavır, yapmacık bakış
Sıkılıp uzaklaşmak istediğim bu ortam
Ve boğuluyorum yaktığım şarkı sözlerimin dumanında
«Hepsini bitirdin.» diyorlar nefes alınca
Muhabbetim kaldığı yerden devamdı fakat soğuk karşılandım uzaktaki sevgilerin
yanına varınca
Bir güzellik kalmamış, bir iyilik yok hatırda
Bulduğum beklediğimle savaşta, kalmamş vefa da
Feri gitti güneşin, gitti ömürden bir gün daha
Döndü günün rengi yine zindana
Günlerin getirdiği değişiyor olgunluk tahammül güç sefa rezillik yara
Yıldıran bir bulut gibi çökmedi hayat (hayat), yeryüzünde sürgünüz biz,
hatırla hain evlat
Yeniden geri dönmek için çekmeliyiz meşakkat
Bir suçluyuz biz, beleşe yok mükafat
Bir sürgün yeri alabildiğine çöl, bir serap gibi
Bir gör onu yaşarken nasıl gerçek, bir tokat gibi
Bir bakmışsın ki bavuluna sadece taş koymuşsun
Pek kısaymış aslında, bir varmış, bir yokmuşsun
Bir sürgün yeri alabildiğine çöl, bir serap gibi
Bir gör onu yaşarken nasıl gerçek, bir tokat gibi
Bir bakmışsın ki bavuluna sadece taş koymuşsun
Pek kısaymış aslında, bir varmış, bir yokmuşsun
Kelimeler duman, anlamlar umman
Sevdiklerim karabatak ve beklentilerim yere batan
Sıkılmadım bindir gece dinlediğim masaldan
Sevdiğim filmleri izlemeyi severim tekrar tekrardan
Fazla gencim veda için, ruh yaşımca
Fazla yaşlı, çöpe giden bir dün yüzünden bu gün daha da olgun
Geçmiş konuştuklarımdan bu gün daha da suskun
Eski afacanlıklarımdan bu gün daha da durgun
Biriktirdiğim kumbarayı doldurmamış yüküm biraz ateş, biraz sudanmış
Yolum uzun, azığım hüzün, zemin kum, güneş çok, rehavet bol
Yürümek zor, yol almak zorunlu
Geldiğimiz yolu unuttuk, dönüş yolunu şaşırdık
Atomu çarpıştırdık, iyiyi kötüyü ayrıştıramadık
Bir menzil ki ulaştırır peşinden gittiğin şeye
Itırı takip eden varacaktır bahçeye
Bir sürgün yeri alabildiğine çöl, bir serap gibi
Bir gör onu yaşarken nasıl gerçek, bir tokat gibi
Bir bakmışsın ki bavuluna sadece taş koymuşsun
Pek kısaymış aslında, bir varmış, bir yokmuşsun
Bir sürgün yeri alabildiğine çöl, bir serap gibi
Bir gör onu yaşarken nasıl gerçek, bir tokat gibi
Bir bakmışsın ki bavuluna sadece taş koymuşsun
Pek kısaymış aslında, bir varmış, bir yokmuşsun
(Bir sürgün yeri alabildiğine çöl
Bir sürgün yeri alabildiğine çöl)

Tradução da letra

Sorriso falso, atitude falsa, aparência falsa
É aqui que quero aborrecer-me e fugir.
E estou a afogar - me no fumo das minhas letras queimadas
"Fizeste tudo."dizem que quando respiras
A minha conversa continuou onde parou, mas encontrei - me com amor frio longe daqui.
quando
Já não há beleza, não há bondade lembra-te
Encontrei o que esperava na guerra, kalmamş vefa da
Vai-se o sol, vai-se mais um dia de vida
A cor do dia está de volta às masmorras
A mudança da maturidade dos dias traz o poder para suportar a ferida da deboche
A vida não desabou como uma nuvem, somos exilados na Terra,
lembra-te, traidor.
Temos de puxar para voltar.
Somos criminosos, sem recompensa.
Um lugar de exílio até ao deserto, como uma miragem
Vê como ele é real quando está vivo, como uma bofetada
Quando dás por isso, pões uma pedra na mala.
É tão curto, estás lá, não estás lá.
Um lugar de exílio até ao deserto, como uma miragem
Vê como ele é real quando está vivo, como uma bofetada
Quando dás por isso, pões uma pedra na mala.
É tão curto, estás lá, não estás lá.
Palavras fumam, significados Omã
Os meus entes queridos são corvos-marinhos e as minhas expectativas estão a afundar - se.
Não estou cansado do conto de fadas que ouvi à noite.
Gosto de ver os meus filmes favoritos vezes sem conta.
Sou muito jovem para me despedir, a minha idade da alma
Este dia é mais maduro por causa de um velho, destruído ontem
Este dia é ainda mais sem palavras do que aquilo de que falei no passado.
Este dia é mais calmo do que os meus velhos patifes
Não enchi o mealheiro, a minha carga era um pouco de fogo, um pouco de água.
O meu caminho é longo, a minha tristeza é escassa, o chão é areia, o sol também é, abundância de rehavet
É difícil andar, é imperativo ir pela estrada
Esquecemo-nos de como viemos, perdemos o caminho de volta.
Colidimos com o átomo, não conseguimos separar o bom do mau.
Um alcance que leva ao que você está indo atrás
Quem seguir a tentação chegará ao paraíso
Um lugar de exílio até ao deserto, como uma miragem
Vê como ele é real quando está vivo, como uma bofetada
Quando dás por isso, pões uma pedra na mala.
É tão curto, estás lá, não estás lá.
Um lugar de exílio até ao deserto, como uma miragem
Vê como ele é real quando está vivo, como uma bofetada
Quando dás por isso, pões uma pedra na mala.
É tão curto, estás lá, não estás lá.
(Um lugar de exílio até o deserto
O deserto é um lugar de exílio, tanto quanto se pode ver)